Emekli maaşı ay sonuna kadar yetecek mi? Bir sonraki kira nasıl ödenir? 

Ceyda Tutan

Giderek daha fazla insanın yaşlılık döneminde bu soruları sormak zorunda kalması, sözde refah devleti için utanç verici bir durumdur. Emekli maaşı çoğu yaşlı insan için ana gelir kaynağı olsa da, birçok kişi iki yakayı bir araya getirmeye yetmiyor. Özellikle milyonlarca kadın, çalışma hayatlarının ardından çok az emekli maaşı alıyor. Günümüzde çalışan kadınların yaklaşık yüzde 70’i yaşlılıkta yoksulluk tehdidi altındadır. Bir çok emekli ay sonunu zor getirmekte ve temel gelir desteğiyle yaşamak zorunda kalmaktadır. Tam zamanlı işlerde ve 40 yıl bir işte çalışmalarına rağmen milyonlarca kadın 1.000 Euro’nun altında emekli maaşı almakta. Yarı zamanlı ya da düşük ücretli işlerde çalışan kadınlar ise çok daha az emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalmakta. Düşük ücretler ve güvencesiz çalışma, yaşlılıkta yetersiz emekli maaşına neden olmakta. Ancak sorun bundan ibaret değil.

Kadınların emekli maaşları ortalaması erkeklerden yüzde 53 daha düşük. Çalışırken cinsiyetler arası olan ücret farkı yaşlılıkta ise cinsiyetler arası emekli maaşı farkı olarak karşımıza çıkar. 

Cinsiyetler arası ücret farkı şu anda yüzde 16’dır. Ortalama olarak kadınlar erkeklerden yüzde 16 daha az kazanmaktadır. Göçmen kökenli kadınlar ise daha da az kazanmaktadır. Bu durum kadınlar için sadece daha fazla bağımlılık ve mali sorunlara değil, aynı zamanda daha düşük emekli maaşına da yol açmaktadır. Bunun nedeni, özellikle sağlık, bakım ve eğitim sektörleri, hizmet sektörü, ofisler ve postane gibi günlük hayatın devam etmesini sağlayan düşük ücretli işlerde çalışanların ağırlıklı olarak kadınlar olmasıdır. Ancak insanlar sadece cinsiyetleri nedeniyle ücret konusunda ayrımcılığa uğramamaktadır. Köken de belirleyici bir rol oynuyor. Göçmenlik ya da mültecilik geçmişi olan çalışanlar da benzer bir sorunla karşı karşıyadır. Göçmen ücret farkı olarak adlandırılan bu fark, Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’ne göre yüzde 16’nın biraz altında.

İster düşük ücret, ister yarı zamanlı çalışma, değişik nedenlerle verilen molalar ya da iş-yaşam dengesi eksikliği olsun çalışma hayatındaki yapısal olarak ayrımcı koşullar kadınları düşük gelirli güvencesiz istihdama yönlendirmektedir. Bunu, çoğu zaman geçinmeye yetmeyen emekli maaşları takip etmektedir.

Bekar kadınlar arasında yaşlılıkta yoksulluk konusu giderek daha fazla gündeme gelmektedir, zira bu kadınlar yoksulluk riski altında büyüyen bir gruptur ve özellikle artan kira, enerji ve yaşam maliyetlerinden etkilenmektedir.

Yarı zamanlı çalışan kadınların daha fazla çalışmasını engelleyen nedir?

Yarı zamanlı çalışma Almanya’da pek çok kadın için bir gerçek: Federal İstatistik Dairesi’nin son verilerine göre her iki kadından biri yarı zamanlı çalışıyor.

Kadınların yarı zamanlı çalışma kararı her zaman gönüllü değildir. İş yükü genellikle dışsal ve yapısal engellerle karakterize edilmektedir.

Yapısal ve aile ile ilgili engeller başlıca nedenlerdir. Özellikle çocuk bakım olanaklarının eksikliği, esnek olmayan çalışma süresi modelleri ve vergi dezavantajları, kadınların çalışma saatlerini artırmalarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle yarı zamanlı çalışma kararı genellikle sadece kişisel isteklerden değil, aynı zamanda sınırlı seçeneklerden de kaynaklanmaktadır.

Daha düşük gelirli, daha az aile yükümlülüğü olan veya daha esnek çalışma koşullarına sahip kadınların çalışma saatlerini artırmaya daha istekli olmaları ilginçtir. Bununla birlikte, bu kadınlar, şirketlerdeki genel koşullar veya vergi dezavantajları gibi dış faktörler tarafından da engellendiklerini hissetmektedir.

İyi iş, iyi ücret, iyi emeklilik

Hiç kimse cinsiyeti nedeniyle daha az kazanmamalıdır. Pek çok kişi için mali zorluklar neredeyse başa çıkılamaz boyutta ve bir de emekli olduklarında yaşlılıkta yoksulluk tehdidi var.  Geçim kaynağını kaybetme korkusuna bir son verilmelidir! İyi çalışma koşullarına ve adil ücretlere ihtiyacımız var. İstihdam ilişkileri daha ilk eurodan itibaren sosyal açıdan güvence altına alınmalıdır. Bu, kadınların ekonomik güvenliğini sağlamak ve başta göçmen kadınlar olmak üzere pek çok kadını etkileyen yaşlılıkta yoksullukla mücadele etmek için çok önemlidir. Ayrıca daha fazla kreşe ve akrabaların bakımını üstlenmeye ihtiyacımız var; bakım işleriyle baş etmek yalnızca çekirdek ailenin ya da düşük gelirli kadının sorunu olamaz. Çalışanlar, çalışma hayatları sonrasında da iyi bir şekilde korunmalıdır.

, ,