Gehe zu: Hauptmenü | Abschnittsmenü | Beitrag

Modern dansın öncüsü Pina Bausch yaşamını yitirdi

Modern dansın öncüsü Pina Bausch 30 Haziran Salı günü yaşamını yitirdi. 5 gün önce kanser olduğu tespit edilen sanatçı geçtiğimiz pazar grubuyla birlikte sahnedeydi. Wuppertal’de Pina Bausch isimli topluluğun sanat yönetmeni ve koreografı olarak çalışmalarını sürdüren sanatçı 68 yaşındaydı.Kentlere, insana, yaşama odaklanan oyunlarıyla dünyanın her tarafında geniş bir izleyici kitlesi olan Bausch’un kurduğu topluluk özgün eserlerden oluşan geniş bir repertuvara sahip.Küçük yaşta dans etmeye başlayan Bausch 1955’te, Alman dışavurumcu dans akımının kurucularından ve dönemin en etkili koreograflarından biri olan Kurt Joss’un yönetimindeki Folkwang Academy’de eğitim gördü. 1960’ta mezun olunca New York’taki Juilliard School’da öğrenim görmek üzere burs kazandı.  New York’tayken Paul Sanasardo and Donya Feuer Dance Company ve New American Ballet topluluklarında dans etti, Metropolitan Opera Ballet Company üyesi oldu. 1972’de, daha sonra Tanztheater Wuppertal Pina Bausch olarak adlandırılacak olan dans tiyatrosunun sanat yönetmenliğine başladı.

Pina Bausch, 1980’de ölen Hollanda doğumlu dekor ve kostüm tasarımcısı Rolf Borzik ile evliydi. Borzik, Tanztheater’ın görsel stili üzerinde en başından beri çok etkili oldu ve Bausch’u topluluğun uluslararası kabul görmesinden önceki dönemlerde destekledi.

Bausch, mizahın içine hüznü yerleştirdiği çalışmalarıyla tanındı.  Özenle hazırlanmış dekorların ve seçilmiş müziklerin kullanıldığı büyük yapımlara imza atan Bausch’un dans için yeni bir beden dili bulduğu ifade edilir.

“İnsanların nasıl hareket ettiği değil, neden hareket ettiği ilgilendirir beni“ diyen Bausch çalışmalarında bireyin davranışlarını belirleyen toplumsal ve kültürel baskıları da irdeliyordu.

Haziran ortasında Wuppertal Opera Binasında yeni oyununun ilk gösterimini yapan Bausch’u seyirciler ayakta alkışlamıştı. Bausch yeni oyununda Şili’yi anlatıyordu. Topluluğun  Şili’deki eğitim ziyareti sonrası hazırlanan oyunda, generallerin darbesi, faşistlerin vahşeti de hatırlatılıyordu. Topluluk izleyenleri coştururken Marion Cito’nun kadınlar için yaptığı rengarenk pelerinler de bu coşkuya katkı sunuyordu,..50 kısa episottan oluşan oyun 2,5 saat sürüyordu.

Bausch, ikinci bölümü henüz tam oturmayan oyunun prömiyerinden sonra üzerinde çalışmak istiyordu. Pina Bausch’un oyuna isim vermemesi de buna işaretti. Ne yazık ki bu mümkün olamayacak